Altbüron’da bulunan Derman Kebap Produktions AG’nin patronu Ali Derman Sezer ile konuştum. “İnsanların güvenini kaybetmektense parayı kaybetmeye razıyım.” diyen Sezer, bugünlere yerlerde yatarak geldiğini söyledi

Ali Derman Sezer kimdir, kendisini nasıl tanımlar?

1966 yılında, Erzincan ilinin Tercan ilçesine bağlı Başbudak Köyü’nde doğdum. Daha 10 yaşındayken İstanbul’a gittim. Askerliği bitirdikten birkaç ay sonra da İsviçre’ye geldim. 1988’den beri de İsviçre’de yaşıyorum. İçi dışı bir ve son derece duygusal biriyim. Fakat beni iyi tanımayanlar sert mizaçlı olduğumu söylüyorlar. Ekip arkadaşlarım da çok “adaletli ve dürüst” olduğumu söylerler. Ayrıca zor durumdaki insanlara yardımcı olan ve “hayır” demeyi pek beceremeyen biriyim. (Gülüyor) Tabii bunun nedenini de yaşadıklarıma ve yokluk görmeye bağlıyorum. 

 

Çocukluğun nasıl geçti abi?

Su sattım, simit sattım, boyacılık yaptım… Mücadele vere vere geçti diyebilirim. Çocukken bile çalışmayı seven ve sorumluluk yüklenebilen bir karaktere sahiptim. Aileme yük olmamak için hep çalıştım, para biriktirdim. O dönemler ailem dışarı çıkıp gezmeye gittiğimi zannediyordu ama ben çalışıyordum. Belki okuyamadım ama hayatı yaşayarak öğrendim. 

Ali abi İsviçre’de iş hayatına nerede ve nasıl başladın?

İsviçre’ye 1988’de geldim. İlk olarak bir tekstil fabrikasında işe başladım. Taş ocağında, makine ve beton fabrikalarında çalıştım. Bu süre zarfında iş hayatına dair çok şey öğrendim. Her konuda kafa yapım değişti. Mesela sistemli çalışmayı ve verilen bir işi layıkıyla yapmayı öğrendim. 

Peki döner sektörüne ne zaman ve nasıl girdin?

Fabrikadan çıktıktan sonra bir döner firmasında çalışmaya başladım. Yaklaşık bir sene sürdü. Sonra başka bir döner firmasında pazarlamacı olarak işe başladım. Tabii bu esnada sektörü her yönüyle öğrenmeye başladım. İyi bir ağ kurdum. İşin mutfağını bile öğrendim. 2004 senesinde de işten ayrılıp İsviçreli bir arkadaşımla kendi firmamızı kurduk. Ve küçük bir yerde işe koyulduk. Çalışma alanı dar gelip ihtiyaçlarımıza cevap veremeyecek duruma gelince de şimdiki yerimize (Altbüron) geçtik. 

Başlangıçta ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Hangi birini anlatayım? (Gülüyor) Çok zor günlerdi. Bayağı bir eksiğimiz vardı; buzluk, terazi, depo, araç… Bir de 2006’da ortağım ayrılma kararı aldı ve tek başıma kalakaldım. İş yerinde, üç gün boyunca yere serdiğim battaniyenin üzerinde uyuduğumu biliyorum. Gece gündüz çalışıyordum. Yeri geldi et alacak sermayem bile kalmadı. 

Ali Derman Sezer, “Zor dönemlerden geçtim, ama asla pes etmedim. Derman Kebap Produktions AG’nin çok daha güzel yerlere geleceğine dair umudumu da asla yitirmedim.” dedi.

Hiç yılmadın mı abi?

Hiç yılmadım, çalışıp insanların ve firmaların güvenini kazandım. Hatta bu azmimi ve kararlılığımı gören firmalar, kredi musluklarını bile açtılar. Emekleme döneminden yürümeye geçtik. Hem ciro hem de çalışan sayısı artmaya başladı. Döner üretimini 50 kilodan 60 tona çıkardık. İşler tıkırında giderken üzücü bir hadise yaşadık ve üretimimiz 7 tona kadar düştü. 

Nedir bu üzücü hadise?

2011’de kızım Duru doğdu. (Gözleri yaşarıyor) Kalbi delikti. Henüz 8 aylıkken tam 8 operasyon geçirdi. Aylarca yoğun bakımda kaldı. Kızımın sağlığıyla uğraşırken işlerimiz kötü gitmeye başladı. Çok ciddi müşteri kaybına uğradık. Bu düşüş iki sene boyunca devam etti. 2012’de tükenme noktasına geldik. Firmayı satmak istedim, çünkü bu süreçte sadece kızımın sağlığını düşünüyordum. Artık hiçbir şey umurumda değildi. 

Bu durumdan nasıl çıkmayı başardın peki?

Duru’nun sağlık durumu düzelme eğilimi gösterince işlere dört elle sarılmaya başladım. Günde 18-19 saat çalıştığımı biliyorum. 5 sene zarfında bir gün bile izin yapmadım.

Umarım şu anda sağlık durumu iyidir?

Eskiye nazaran çok daha iyi. Şükürler olsun.

Derman Kebap’ta ne üretiyorsunuz abi?

Yaprak, tavuk ve kıyma döner üretiyoruz. Bir de tavuk ve dana eti karışık dönerimiz var.

Şu anda kaç kişi çalışıyor firmanızda?

11 kişi.

Ayda kaç ton döner üretiyorsunuz?

50 tona yakın döner üretiyoruz. 

Başarılı olmanı sağlayan veya seni başarıya taşıyan etkenler neler oldu abi?

Her zaman net oldum ve sözümün arkasında durdum. Sağ gösterip sol vurmadım. Ürettiğimiz ürünün arkasında olduk. Şeffaf olduk, dürüst olduk. Hijyen ve kaliteden asla ödün vermedik. Gizlimiz de saklımız da yok. Üretim yerimiz herkese açık. Buyursunlar gelsinler, üretim yerimizi yerinde görsünler. 

Hilemiz hurdamız yok. İnsanların güvenini kaybetmektense parayı kaybetmeye razıyım. Kimse kalkıp Derman Kebap veya Ali Derman Sezer bana yanlış yaptı diyemez. 

Müşterileriniz daha çok kimlerden oluşuyor?

Her milletten müşterimiz var diyebilirim. Tabii bizimkiler ağırlıkta. 

 

ALİ DERMAN SEZER İLE KISA KISA...

Yaş? 

 53

İş/eğitim: 

Derman Kebap Produktions AG’nin sahibi. Hayat Üniversitesi mezunu (Gülüyor) 

Yaşadığın şehir? 

Altbüron / Luzern

Burç?

Oğlak

Saç rengi? 

Hafif kırlaşmış. (Gülüyor)

Göz rengi? 

Koyu kahverengi

Boy? 

1.80

Kilo?

95

 

Tuttuğun takım? 

Galatasaray 

Fobilerin? 

Yükseklik

Hobilerin? 

Spor yapmak ama şu an hiç zamanım yok.

Sigara kullanıyor musun?

Evet, maalesef.

En büyük hayalin?

Kızım Duru’nun sağlıklı bir hayat sürmesi. 

Giyim tarzın?

Spor veya klasik… Duruma göre değişiyor.

En sevdiğin renk? 

Beyaz

Ne tür müzik dinlersin? 

Her türlü müziği dinlerim. Fark etmiyor.

Bir nickin var mı?

Bana Tamil diyorlar (Gülüyor)

Çok sevdiğin arkadaşın sana havalı derse nasıl karşılarsın? 

Düşünürüm, neden böyle diyor diye… Kendimce bir sebep ararım.

Hayat gerçekten zor mu, neden?  

Benim için pek kolay değil. Yaşam tarzı, çevre, aile… bir sürü nedeni var. 

Senin hayatında zor dediğin şeyler nelerdir?

Aile… Bir arada tutmak kolay değil. Çok fedakarlıkta bulunmak gerekiyor. 

Sabırlı mısın sabırsız mı? 

Sabırlı değilim. Çabuk parlarım ama çabuk da geçiyor sinirim. 

Alıngan mısın? 

Alıngan değilim.

Kitap okur musun? 

Ancak tatile gittiğimde. 

Bir kaşık suda boğmak istediğin biri? 

Yok öyle biri. Bağırır çağırırım ama on dakika sonra normale dönerim. Birine tepki gösterdikten sonra bile kendime kızarım. Acaba abarttım mı diye. 

Gitmek mi zor kalmak mı? 

Kalmak daha zordur. 

Dans etmeyi sever misin? 

Evet

Yükseklikten korkar mısın? 

Evet 

İş yerini denetleyen Sezer, “Her şey dört dörtlük. Ekibimle gurur duyuyorum.” dedi.


Çocukları sever misin? 

Tabii ki severim, çünkü dünyadaki en kutsal ve en temiz varlıklardır çocuklar. 

Hiç ailenin gözünde küçüldüğünü hissettin mi? 

Yok, hiç yanlışım olmadı onlara…

Hangi konuda zayıfsın? 

Aile… Çünkü onlara yetirince zaman ayıramamak üzüyor beni.

Utangaç mısın yoksa fazla açık sözlü mü?

Yerine göre.

Annenden dayak yedin mi hiç? 

Keşke olsa da dövse…

Tavsiye şarkın/türkün ?

Ruhumda Sızı.

Aşka inanır mısın?

İnanırım.

Seni sevenler neden seviyor?

Beni sevenlere sormak lazım, ama doğal olduğumdandır herhalde.

İnançlı mısın?

Özel bir soru… (Gülüyor)

Kindar mısın?

Değilim ve kinin ne olduğunu da bilmem.

En sevdiğin aktör ve aktris?

Jean-Claude Van Damme ve Jennifer Lopez 

En sevdiğin sanatçı?

Ahmet Kaya

Politikayla ilgilenir misin?

Fazla değil.

En sevdiğin mevsim, neden?

Yaz, sıcak olduğu için. (Gülüyor)

Spor yapar mısın?

Şu an değil, ama geçmişte karate yaptım, futbol oynadım.

Alkol içer misin?

Ara sıra, ortama göre.

En sevdiğin yemek?

Yaprak sarması.

Kaç kardeşsiniz? 

7 kardeşiz.

Teknolojiyle aran nasıl?

Orta

Araba tutkun?

Eskiden vardı, ama şu an yok. (Gülüyor)


Vivaldi Fatih - ALTBÜRON / LUZERN

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları